Selanik Türklerin yoğun yaşadığı

Alıntı:
Selanik, Sabetaycilarin ana yurdudur.


Buna katılmak mümkün değildir.Selanik Türklerin yoğun yaşadığı,yaşarken de Türklüğü burada Türk geçinen ama benimseyemeyen bir çok insandan daha yoğun yaşayan Türklerin bulunduğu bir kenttir.her Selanik kökenli Sabetaycı değildir,her Sabetaycı da Selanik kökenli değildir.Selanik'i onların anayurdu görmek ya Balkan Tarihini bilmemektir,ya da gericiliktir...Selanik'ten gelen Türk göçmenlerin içinde vatana ihanet eden görülmemiştir.Bir tek örneği yoktur.Osmanlı Yahudilere kucak açarak, onların huzur ve güven içerisinde yaşamalarını temin etmiştir. Müslüman Türk halkın 500 yıllık hoşgörüsüne karşılık, Türkiye'yi sinsice yahudi devleti haline getirmeye çabalamak ihanettir.Bugün Türkiyede gerçek dönmelerin yanında,dönmelere benzetilmiş Müslüman ve Türklerin sayısı da az değildir...Bu ülkenin en önemli sorunu herkesin başkalarını eleştirmesi ama iş kendine gelince aynı etik olmayan işleri yapmasıdır.Bugün anormal olan,iktidar olanların Sabetaycı kökenli kimselerden medet umarak ABD Musevi lobisi ile kurduğu ilişkilerdir...Şu an Türkiye'de anayurdu diye adlandırdığınız Selanik'ten daha fazla Sabetayist vardır...Sürekli Sabetaycı kökenli kimseler suçlanır,bu kişilerden medet uman, kendi kardeşini büyükelçi yaptırabilmek uğruna Sabetay kökenli bir Dışişleri Bakanından yardım talebinde bulunan ve bu talebi gerçekleşen İslamcı bir köşe yazarı suçlanmaz. Biraz deşince göreceksiniz, Sabetaycıları ve Yahudileri eleştirenler, iş kendi çıkarlarına gelince bir güzel bu işi kullanmaktadırlar.

Sabetaycılık iki kimlikli, çok güçlü, esrarlı ve gizli bir azınlıktır ki, Türkiye'nin en kuvvetli lobisini teşkil etmektedir.Sabetaycılığın kurucusu kimdir?
1626'da İzmir'de doğan, 1676da Adriyatik kıyılarındaki İlgün şehrinde sürgünde ölen, Mesihliğini ilan etmiş olan haham Sabetay Sevi'dir. Sabetay Sevi, Padişahın huzurunda sorguya çekilmiş, kellesinin gideceğini anlayınca yalancıktan Müslüman olmuştur.
Mesihliğini ilan edince yakınlarını ve cemaatinden bazı Yahudileri kral ilan etmiş ve bunların bazısına Osmanlı ülkesinin vilayetlerini vermişti. Sadece bu hareketi bile idamı için haklı bir sebepti.Ama Osmanlı devleti tolerans göstermiş ve idam etmemiştir.SabetaycılaR homojen bir grup kesinlikle değildir. Aralarında Karakaşlar, Kapancılar, Yakubîler gibi ailelere ayrılmışlardır. Birbirleriyle barışık değildirler. Büyük kısmı radikal ve agresif laikçilik yaparken içlerinden bazıları başörtüsünü savunur.Devlete, millete ve ülkeye zarar veren bu bitmez tükenmez kavgaların çoğu onların eseridir.


Selanik'e Sultan Murat Hüdavengidar zamanında başlamak üzere, bütün Türk Devleti padişahlık döneminde, Rumeli'yi Balkanlar'ı ve Avrupa'yı Türkleştirmek için soyunda ve sopunda hiçbir karışım olmayan Türk ailelerinden oluşan özel güçleri buralara göndermişlerdir. Bu göçlerin büyük çoğunluğu Oğuz Türkleri, Müslüman Oğuzların Yörük Türkmen boylarından gönderilen aileler teşkil ermektedir. Müslüman Oğuzların, Tanrıdağı ve Karagöz Yörüklerinden olup, Konya ve Aydın yöresine yerleşmiş bulunan isimler, teker teker yazılı bulunmaktadır. Buradaki, 950 tarih ve 82 numaralı l yazıcı defteri ile 1051 tarih ve 469 numaralı il yazıcı defterinde Anadolu'dan Rumeli'ye geçen Türk boy ve ailelerinin isimleri açıkça yazılı bulunmaktadır. Bunların Müslüman Oğuz Türk'ü Yörük Türkmen boylarından oluşan ailelerinin kimler olduğunu kayıtlarda belirtmektedir.Selanik tarihi araştırılmadan bilinmeden kimlerin anayurdu olduğu ilan edilmeden önce biraz düşünülmelidir

Çok özet bir deyişle Selanik benim anamın-babamın anayurdudur. Yahudiler bu şehri Ortadoğu'dan ilk çıkartıldıkları zamanlar mekân edinmişler; ancak asıl yerleşmeleri 14'üncü yüzyılın sonlarında İspanya'dan kovulmalarından sonra olmuştu. İspanya'nın baskısından kaçan Yahudiler kendilerine kucak açan Osmanlı Devleti'nden yerleşim yeri olarak özellikle Selanik'i istemişlerdi.Yani anayurtları değil sığındıkları topraklardı...

600 yıllık yurdumuz olan topraklarda şimdilerde sığıntı gibi yaşayan soydaşlarımızın bu duruma düşmelerinin nedeni Türk adından ve Dış türkler gerçeğinden korkan kaçan,hükümetlerin politakıdır...

Selanik'te Türkçe yol sorduğunuzda Yunanlı bile Türkçe cevap verir,gidin ve deneyin...Biz yabancı kültürlerin meraklısı olduğumuz, basın yayın propagandaları bu TV yayınları, bu kadar okumazlık, ekonomide meydana getirilen suni krizler, gittikçe artan bıktırıcı enflasyon, yabancılara uşaklık yolunu açmamızla övünür hale gelirsek bütün bu sonuçlar kaçınılmazdır.Selanik'i görmeden Selanik'i anlatamazsınız...İttihat ve Terakki'nin isimlerinin anı kitaplarını okumalısınız. Sultan 2. Abdülhamit'i Selanik'e getiren komutan Fethi Okyarı okumadan gezdiğiniz Selanik, Selanik değildir. Selanik Valisi Tahsin Uzel'in Makedonya İçtihat Tarihi adlı kitabını okumadan gezemezsiniz bu şehri. Mustafa Kemal'in Selanik ile ilgili hatıralarını bilmeden gezilmez. Dönmeliği, Ortodoksluğu bilmeden, Evliya Çelebi'yi okumadan, Selanik tekkelerini, Bektaşiliği, Abdülhamit'i tanımadan gezmeniz eksik olur. Karaman Rumlarını bilmeden gezilmez. Selanik türkülerini, udi Dramalı Hasanın bestelerini bilmezseniz Kendi içeriğiniz ne kadar genişse, gezdiğiniz şehirlerden o kadar şey alırsınız. Boş giderseniz boş dönersiniz,

Selanik'te uzun bir süre yaşamış biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, Karşıyaka İzmir, karşısı Selanik'tir. 1430' da fethedilmiş ilk kez Osmanlı tarafından Selanik. 1468'de Anadolu Beylerbeyi Hamza Bey'in hatırasına Hamzabey Camisi yapılmış. Yangınlar, depremlerden sonra, minaresi sökülüp porno filmi oynatma merkezihaline getirilmiş şimdilerde...Niye? Kendimize ait olanları dışlayıp,bize ait olmayanlara benzeme çabaları yüzünden...Alaca İmaret Camii, Selanik belediyesince konser ve sergi salonu olarak kullanılmakta. Kavala'daki İmaret Külliyesi otele çevrilmiş. Osmanlı Hükümet Konağı; Makedonya-Trakya bakanlığı olarak kullanılıyor.Abdülhamit'in 'hapsedildiği' o sığmadığı Alatini Köşkü, Selanik Valiliği olarak kullanılmakta.İzlerimiz silinmeye çalışılıyor ama o kadar kalın çizgiler var ki Türk'e dair Selanik'te.Hala silemiyorlar......Biz yabancı kültürlerin meraklısı olduğumuz, basın yayın propagandaları bu TV yayınları, bu kadar okumazlık, ekonomide meydana getirilen suni krizler, gittikçe artan bıktırıcı enflasyon, yabancılara uşaklık yolunu açmamızla övünür hale gelirsek bütün bu sonuçlar kaçınılmazdır.

...Bizim milletimiz, oturduğu yerden yorum yapma yeteneği gelişmiş bir millettir. Bunun yerine gidip görerek, yaşayarak öğrenirse konuştuğu şeyler yerli yerine oturur Kendi içeriğiniz ne kadar genişse, gezdiğiniz şehirlerden o kadar şey alırsınız. Şimdi Selanik'e bakıp, hüzün duyma zamanı geçmişten ders alma zamanı...Bir şehri tüm geçmişine bakmadan bir avuç sığıntıya teslim etme,mal etme hakkınız yok.

Not:Selanik konusunda ulaşmak istediğiniz yayınlanmış her türlü makale ve kitap arşivimde mevcuttur.Merak edenlere severek gönderirim.(Türkçe ve yabancı dilde)

Yorum Yaz