--> MUHACİRİN SİTESİ"Bütün hakları saklıdır.İktibas edilen yazılar,resimler ve kopyalar uyarıldığında derhal silinir. Düzenleyen:M.H.




Bugün:
Ana Sayfa || E-Mail
>

***Balkan suyu içmişler***

SELAM OLSUN ECDADIMIN DOĞDUĞU TOPRAKLARA...GEÇMİŞİNİ BİLMEYEN ,GELECEĞİNİ BİLEMEZ. Bizlerde atalarimiz Rumeli Turklerini daha iyi tanimak icin çıktığımız yolculukta sizleri de yanimizda gormekten mutlu olacağız... M.H.

« Önceki | Sonraki »

8/5/2009

Osmanlı`nın Rumeli`deki gazileri: EVLÂD-I FÂTİHÂN

Osmanlı`nın Rumeli`deki gazileri: EVLÂD-I FÂTİHÂN

Çeşitli zamanlarda Rumeli`den Anadolu`ya gelen muhacirler için ekseri evlâd-ı fâtihân tabiri ...

2009-04-08 www.turkiyegazetesi.com

15/9/2008

Kamil Büke

Kamil Büke







Sal 11 Tem 2006, 09:09  

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=288358#288358


Selanik Türküsü'nün sözlerini'de bulduk.  

Sn.Muzaffer Sarısözen'in Atatürk'ten derlediği bir türkü.

Alıntı:
Bülbülüm altın kafeste bülbülüm altın kafeste
Öter aheste aheste öter aheste aheste
Ötme bülbül yarim haste ötme bülbül yarim haste
Ah neyleyim şu gönlüme hasret kaldım sevdiğime
Ben sana dayanamam yarim ben sana aldanamam
Ben sana dayanamam yarim ben sana katlanamam
Bülbülleri har ağlatır
Aşıkları yar ağlatır
Ben feleğe neylemişim
Beni her bahar ağlatır
Ben sana dayanamam yarim ben sana aldanamam
Ben sana dayanamam yarim ben sana katlanamam

15/9/2008

Kamil Büke

Kamil Büke







Pzr 09 Tem 2006, 20:42   Selanik Türküsü

http://www.karakutu.com/tv/selanik.htm

"Bülbülüm altın kafeste" adıyla bilinen anonim türkü. Selanik'ten göç edenlerin derlediği bir Türkü. Erkan Oğur - Cihat Aşkın çalıyorlar. Çok nefis , beğeneceğinizi umarım.

Saygılarımla

15/9/2008

korgun

korgun







Sal 20 Hzr 2006, 01:41  

1914 tarihini taşıyan bu çok ilginç Selanik fotoğrafında (belkide) yeni kuşağın hiç duymadığı ve (belkide) kendilerine tuhaf ve itici gelebilecek 2 meslek erbabı var :Sülük satıcıları.
Ben rahmetli dedemden hatırlıyorum ; şişede getirdiği sülükleri "ayağa vurmak" olarak tabir edilen  basit bir yöntemle bir süre ayakları üzerinde tutar ve sülüklerin emdiği kan sayesinde rahatladığını söylerdi..
Bizim memlekette (Çankırı) çok lezzetli bir kuru fasülye türü vardır , Selanik adıyla bilinir.

 

15/9/2008

erengin

erengin







Cum 16 Hzr 2006, 01:56  

Selanik'i görmedim..
Bir gün göreceğim..
Adı anılınca aklıma hep türküleri gelir..
Örneğin
"Bülbülüm altın kafeste"..
şöyle sorar: "ben feleğe neylemişim, beni her bahar ağlatır"..
Bir başka örnek..
"Bir fırtına tuttu bizi, deryaya saldı
o bizim kavuşmalarımız a yarim mahşere kaldı"..
Dinleyin..

12/6/2008

biz de mubadele ile gelmisiz. anneannem Ataturkun elinde gemide dogmus (mubadele sirasinda) . adini da Ataturk koymus.

Anne tarafından Selanik göçmeniyiz...

Mübadele ile Yozgat'a yerleşmişler...

Selanik'te bulundukları köy Kayalar köyü imiş...

Selanik'e gidiş Karaman'dan... O zaman için Karaman'da iki büyük sülale varmış... ( İsimlerini biliyordum unuttum ) Yani; Selanik göçmenlerinin önemli bir kısmında kan bağı olması muhtemel...

Yunanlılar; özgürlüklerini aldıktan sonra bizimkilerden erkeklerin çoğunu geri göndermek istememişler... Bizzat kulağımla şunu duydum : Büyük dedemi kurtarabilmek için Büyük anneannem bir küp altın vermiş yunan askerine ve B.dedemi arabanın altına bağlayarak gemiye kadar getirmişler... Diğer kardeşler ise Amerika'ya gitmişler ve izleri kayıp...

***********************

Mübadele ile ilgili çok kitap var... Bence okuyun...

Osmanlı zamanında iki tane opera salonu var... Biri; Selanikte, diğeri Trabzonda kurulmuş... Kültür açısından da Selanik hayli ileriymiş... Selanik ticarette de çok ileri gitmiş... Çünkü; İspanyâ'dan gelen Musevi cemaati; bizimkilere ticareti öğretmişler... Osmanlı zamanı en yoğun musevi topluluğunun yaşadığı yerlerden biri Selanik'miş...
************************

Osmanlı sevdiği tebasını Selanik'e gönderirken... Yunanistan'dan da Rumları Konya civarına yerleştirmiş... Yani ters yönde mübadele... Toplumları kaynaştırmak amaçlı...

Konya Sille civarındaki Rum'lar dağları oyup yerleşmişler... Buraları gezip gördüm... Şu anda Sille'deki köyde Rum konaklardan biri bizde... Turistik amaçlı restaurant olarak eniştemiz tarafından işletiliyor... Galiba yeni olarak bir yeri daha almışlar orayıda otel yapacaklar...

**************************

Cem KAPTANOĞLU

19/5/2008

EVLİYA ÇELEBİNİN GÖRDÜKLERİ

EVLİYA ÇELEBİNİN  GÖRDÜKLERİ

1652 – 1653 Yılları arasında Evliya Çelebi tarafından ziyaret edilip kaleme alınmıştır.

 SERFİCE

Serfice kalesinde 24 asker vardır. 1.800 hanedir. 14 mahallesi vardır. 6 mahallesi Müslüman 7 mahallesi sırp bir mahallesi yahudidir. Rakımı 1069 mt dir. Serfice dut ağaçları ile ünlüdür. Evlerin çoğu kiremittir, “Küçük Bursa” olarak bilinir. 6 cami 6 mescidi vardır. II. Beyazıt camii, Debbahhane, Dedeler, Mumcu Ağa camileri meşhurdur. Halveti Tekkesi, 2 okulu, bir hamam bir hanı, 100 dükkanı 7 kilisesi vardır. Yıllık bütçesi 150 akçedir.

karaferye

Aliokman çayının kuzey kıyısına yakındır. Selanik’ in kuzey batısında, Selanik sancağının 300 akçelik kalesidir. Evrenos bey fethidir. 4.000 kiremit damlı haneli şehridir. Bekir Efendi Sarayı, Mustafa Efendi Sarayı meşhurdur. 16 Türk, 2 Yahudi, 15 Hıristiyan mahallesi vardır. Hıristiyanları Rum, Biraz Bulgar, Çakazı Sırptır. Yahudileri Karayit Musevileridir. (Türk asıllı Kırım Hazar Musevileridir.) I. Murad, Musa Çelebi, Kazancı Camileri, Kiliseden Çevrilmiştir. Müftü Mehmet Efendi, Emir Çelebi, Çelebi Sinan Bey camileri Osmanlı yapısıdır. 19 Mescid, 3 Medrese, 10 Mektep, 5 Tekke, 5 çifte hamam, 70 Konak hamamı, 3 İmaret, (Çaşnigir bey, Sinan Bey ve Mehmet Bey İmaretleri) 600 Dükkan, 1 Bedesten, 15 Han, 300 Değirmen vardır. 1586 tarihli Sinan bey köprüsü güzeldir. Havlu, Silecek, İpek, Çarşaf, gömleklik gibi dokumaları, vezirlere hediye gider. Nar, Prinç, ve Buğdayı meşhurdur. Meşhur şair Ahi (Benli Hasan) burada yatar. Loziçe, Beşker, Domyat, Öziçe, İnobası, Örenli, Memi Baba Tekkesi, Çarşamba Pazarı köyleri vardır.

SELANİK

Selanik Körfezi’nin üzerinde limandır. Vardar ırmağının az doğusuna düşer. Halkidikya yarımadasının kuzey batı ucundadır. Burası Makedonya’nın güneyidir. Önce Yıldırım Beyazıd fethetmiş, gene bizansa geçtikten sonra II. Murad kesin şekilde almıştır. Rumeli eyaletinde sancak merkezidir. Derya Sancak beylerine (Tümamirallere) verilir. Hassı 280,382 akçadır. Sancakta 31 zeamet (Zeamet: yıllık geliri 20.000 – 99.999 akçe toprak bütünlüğü) ve 262 tımar mevcuttur. (Tımar 20.000 akçeye kadar geliri olan yerlerden alınan toprak vergisi) sancaktan 6.000 asker çıkar. 12.000 gönüllü elde etmek mümkündür. Selanik kadılığı, 500 akça mollalara verilir. 360 manastırlı Aynaroz, Selanik ‘ in kazasıdır. Yürükler üzerinde sancak beyi payesiyle bir emir daha vardır. Selanik’te devamlı şekilde birer oda (Bölük) yeniçeri, cebeci ve topçular bulunur. (Yeniçeri: Paralı yaya asker) (Cebeci: Silah tamir eden ve cepheye gönderen) Bunlar İstanbul’ dan gelir ve bir müddet sonra gene İstanbul’ a gönderilip başka birliklerle değiştirilir. Bu suretle Selanik sancağında her zaman cem’ an 40.000 asker bulunur. Kalesinin çevresi 11.500 arşındır. Büyük kaledir. 150 kule ve 4.000 mazgaldır. Her akşam kalenin 5 ayrı yerinde mehter çalınır. Kaleyi Kanuni Sultan Süleyman, yeniden inşa edercesine tamir ettirmiştir. Kitabesinde 1545 tarihi okunmaktadır. Kalenin dörtte bir kısmı olan Vardar Hisarı, 300 nefer ve yüzlerce topla muhafaza edilir. Esed (Kelemriye) kalesi, Süleyman Han tarafından yapılmış, 150 muhafızlı, 50 arşın yüksekliğinde, uzun mesafeli toplarla teçhiz edilmiştir, bir çok cephane ve zahire mahzeni, Süleyman Han Camii vardır. Hepsi Mimarsinan eseridir. Diğer bir hisar olan Yedikule’ nin kapısı dışında meşhur Selanik Mevlevi-hanesi yer alır. Liman önünde, 500 dükkanlı Mısır Çarşısı, 300 antrepo, 50 keresteci ve 100 debbağ dükkanı, kaleye bitişik Abddürrauf Efendi Camii görülür. Büyük limandır. Selanik körfezi o kadar büyüktür ki  (100 mil uzunluk) 10.000 tekne gelse alır. Lodosa açıktır. Ama demir tutar. Liman derinliği 50 kulaçtır. Her zaman limana gerek Türk, gerek pek çok Avrupa bandırası görmek mümkündür. Tekir, Kaya, Uskumru, Lüfer, boldur.

Şehirde 150 cami ve 150 kadar mescid bulunmaktadır. Ayasofya Camii, en meşhurlarıdır. Kiliseden çevrilmedir. İstanbul Ayasofya’ sına benzer ama, ondan küçüktür. Trabzon Ayasofya’ sı kadardır. 175 x 125 arasındadır. Sol taraftaki kürsü, yeşil somakidendir ve yeryüzünde örneği yoktur. Avlusunda ulu ağaçlar vardır. Eski Cami, Ayasofya Camiinden az büyük 200 x 110 arşındır. Kubbe, 24 mermer sütuna oturtulmuştur. Sultan Camii’nin kubbesi hayret verecek büyüklüktedir. 1.580’ de kiliseden çevrilmiştir. Vezir Cezeri Kasım Paşa Camii en mabedidir. 220x150 somaki sütun üzerine konmuştur. Ala İmaret, Hamza bey, 1644 tarihli Süleyman Paşa, Sinan Paşa, İkilülle, İki Şerefeli, Akça, Sakıye, Kara Ali Bey, Topal, Eski Saray, Davud Paşa, Seyfullah Eski Saray Camileri de seyre değer.

Medrese mektep, tekke ve diğer binaların sayısı pek çoktur. Mevlevi-hane, büyük bir dergah ve Vezir Ekmekçi Zade Ahmed Paşa’ nın hayır eseridir. Vakıfları çok zengindir. (En büyük tarihçisi olması muhtemel bulunan meşhur Müneccimbaşı Ahmed Dede, bu yıllarda bu dergahta yetişmiştir, dergahın kültür seviyesini gösterir) dergah çok güzel bir bahçe içerisindedir. Çarşı hamamları 11 ‘ dir. 3 tanesini II. Bayazıd yaptırmıştır. 300 konakta da hususi hamam bulunmaktadır. Paşa Sarayı, Molla Sarayı, Yahya Ağa Sarayı, Mehmet Ağa Sarayı çok mükemmeldir. 16 büyük tüccar hanının en azametlisi II. Bayazıd’ ın sulu Han’ ıdır. Birkaç kervansaray, 70 han (otel), 64 çeşme, birkaç sebil-hane vardır. II. Bayazıd ve Ekmekçi-zade çeşmeleri meşhurdur. 3.069 dükkan, kagir, kurşun, kubbeli, demir kapılı bir bedesten vardır. Bedestendeki altın ve gümüş şakırtısından insana hayret gelir. Şehirde 300 geniş cadde ve her birinde küçük bir Pazar mevcuttur. 340 meyhane, 20 bozhane, 17 mükemmel kahvehanesi vardır. Her biri saz söz, hanende ve sazende, gazelhan ve meddah, mukallid ve henürbaz doludur. Bilhassa şairler dinlenmeye değer.

48 Türk, 57 Yahudi mahallesidir. Rum ve başka azınlıklarda vardır. Evler birkaç katlı, kiremit damlı, birkaç geniş sofalı müreffeh hane ve konaklar halindedir. Çingene, Avrupalı ve her milletten yabancı görülür. Birkaç konsolos vardır. Selanik, Avrupanın en büyük şehirlerindendir. Çardaklı, Kameriyeli binaları güzeldir. Selanik sancağında 500.000 insan yaşar ve bunun mühim bir kısmı şehirdedir. 300 çalışan Baruthanesi devletin en büyük barut fabrikalarından biridir. Çok değirmen vardır. Türkçe, Rumca, Bulgarca, Yahudice (İspanloyca) birden bilen çok adam vardır. Hekimlerinin ve Cerrahlarının şöhreti büyüktür. Halkı eğlenceye düşkündür ama, sofuları da çoktur. Zengini ve hayır severi boldur.

18/5/2008

AH SELANİK...VAH SELANİK...ÖZLEDİM SENİ..

SELANİK....

Sınırlarımız içerisinde olmayan, kurtarılamamış vatan toprağıdır.

Dedemin vasiyeti aklımdan hiç çıkmıyor...

'''Ellerimizle teslim ettik..Ellerinizle geri alacaksınız...'''

18/5/2008

YUNAN DİZE GETİRİLMİŞ ŞEHİR ELDEN ÇIKMIŞ...NE KADAR MANTIKSIZ BİR ŞEY..TARİH YALANMI SÖYLÜYOR..

Selanik şehri biz Türk'ler için ne kadardeğerli ve unutulmayacak bir yer ise, kendilerinin Türk olduğu tartışılan veya batı dünyasının; Yunan, Fransız, İngiliz, Amerikan veya diğer ülke vatandaşlarının sevemediği bir şehir olarak kalacak. Neden mi?

Çünkü SELANİK, Türkiye Cumhuriyetinin banisi eşsiz ATATÜRK'ün doğduğu yerdir. Hiç bir ülke kendisini dize getiren, amansız bir yenilgiye uğratan bir kişinin doğduğu yeri güzelleştirmeye veya dünya üzerinde sayılı bir yer olmasını sağlamaya çalışmaz. Velevki o şehir kendi toprakları üzerinde olsa dahi.

SELANİK şehrinin geri kalmışlığının sebebi budur.

18/5/2008

Selanik Türklerin yoğun yaşadığı

Alıntı:
Selanik, Sabetaycilarin ana yurdudur.


Buna katılmak mümkün değildir.Selanik Türklerin yoğun yaşadığı,yaşarken de Türklüğü burada Türk geçinen ama benimseyemeyen bir çok insandan daha yoğun yaşayan Türklerin bulunduğu bir kenttir.her Selanik kökenli Sabetaycı değildir,her Sabetaycı da Selanik kökenli değildir.Selanik'i onların anayurdu görmek ya Balkan Tarihini bilmemektir,ya da gericiliktir...Selanik'ten gelen Türk göçmenlerin içinde vatana ihanet eden görülmemiştir.Bir tek örneği yoktur.Osmanlı Yahudilere kucak açarak, onların huzur ve güven içerisinde yaşamalarını temin etmiştir. Müslüman Türk halkın 500 yıllık hoşgörüsüne karşılık, Türkiye'yi sinsice yahudi devleti haline getirmeye çabalamak ihanettir.Bugün Türkiyede gerçek dönmelerin yanında,dönmelere benzetilmiş Müslüman ve Türklerin sayısı da az değildir...Bu ülkenin en önemli sorunu herkesin başkalarını eleştirmesi ama iş kendine gelince aynı etik olmayan işleri yapmasıdır.Bugün anormal olan,iktidar olanların Sabetaycı kökenli kimselerden medet umarak ABD Musevi lobisi ile kurduğu ilişkilerdir...Şu an Türkiye'de anayurdu diye adlandırdığınız Selanik'ten daha fazla Sabetayist vardır...Sürekli Sabetaycı kökenli kimseler suçlanır,bu kişilerden medet uman, kendi kardeşini büyükelçi yaptırabilmek uğruna Sabetay kökenli bir Dışişleri Bakanından yardım talebinde bulunan ve bu talebi gerçekleşen İslamcı bir köşe yazarı suçlanmaz. Biraz deşince göreceksiniz, Sabetaycıları ve Yahudileri eleştirenler, iş kendi çıkarlarına gelince bir güzel bu işi kullanmaktadırlar.

Sabetaycılık iki kimlikli, çok güçlü, esrarlı ve gizli bir azınlıktır ki, Türkiye'nin en kuvvetli lobisini teşkil etmektedir.Sabetaycılığın kurucusu kimdir?
1626'da İzmir'de doğan, 1676da Adriyatik kıyılarındaki İlgün şehrinde sürgünde ölen, Mesihliğini ilan etmiş olan haham Sabetay Sevi'dir. Sabetay Sevi, Padişahın huzurunda sorguya çekilmiş, kellesinin gideceğini anlayınca yalancıktan Müslüman olmuştur.
Mesihliğini ilan edince yakınlarını ve cemaatinden bazı Yahudileri kral ilan etmiş ve bunların bazısına Osmanlı ülkesinin vilayetlerini vermişti. Sadece bu hareketi bile idamı için haklı bir sebepti.Ama Osmanlı devleti tolerans göstermiş ve idam etmemiştir.SabetaycılaR homojen bir grup kesinlikle değildir. Aralarında Karakaşlar, Kapancılar, Yakubîler gibi ailelere ayrılmışlardır. Birbirleriyle barışık değildirler. Büyük kısmı radikal ve agresif laikçilik yaparken içlerinden bazıları başörtüsünü savunur.Devlete, millete ve ülkeye zarar veren bu bitmez tükenmez kavgaların çoğu onların eseridir.


Selanik'e Sultan Murat Hüdavengidar zamanında başlamak üzere, bütün Türk Devleti padişahlık döneminde, Rumeli'yi Balkanlar'ı ve Avrupa'yı Türkleştirmek için soyunda ve sopunda hiçbir karışım olmayan Türk ailelerinden oluşan özel güçleri buralara göndermişlerdir. Bu göçlerin büyük çoğunluğu Oğuz Türkleri, Müslüman Oğuzların Yörük Türkmen boylarından gönderilen aileler teşkil ermektedir. Müslüman Oğuzların, Tanrıdağı ve Karagöz Yörüklerinden olup, Konya ve Aydın yöresine yerleşmiş bulunan isimler, teker teker yazılı bulunmaktadır. Buradaki, 950 tarih ve 82 numaralı l yazıcı defteri ile 1051 tarih ve 469 numaralı il yazıcı defterinde Anadolu'dan Rumeli'ye geçen Türk boy ve ailelerinin isimleri açıkça yazılı bulunmaktadır. Bunların Müslüman Oğuz Türk'ü Yörük Türkmen boylarından oluşan ailelerinin kimler olduğunu kayıtlarda belirtmektedir.Selanik tarihi araştırılmadan bilinmeden kimlerin anayurdu olduğu ilan edilmeden önce biraz düşünülmelidir

Çok özet bir deyişle Selanik benim anamın-babamın anayurdudur. Yahudiler bu şehri Ortadoğu'dan ilk çıkartıldıkları zamanlar mekân edinmişler; ancak asıl yerleşmeleri 14'üncü yüzyılın sonlarında İspanya'dan kovulmalarından sonra olmuştu. İspanya'nın baskısından kaçan Yahudiler kendilerine kucak açan Osmanlı Devleti'nden yerleşim yeri olarak özellikle Selanik'i istemişlerdi.Yani anayurtları değil sığındıkları topraklardı...

600 yıllık yurdumuz olan topraklarda şimdilerde sığıntı gibi yaşayan soydaşlarımızın bu duruma düşmelerinin nedeni Türk adından ve Dış türkler gerçeğinden korkan kaçan,hükümetlerin politakıdır...

Selanik'te Türkçe yol sorduğunuzda Yunanlı bile Türkçe cevap verir,gidin ve deneyin...Biz yabancı kültürlerin meraklısı olduğumuz, basın yayın propagandaları bu TV yayınları, bu kadar okumazlık, ekonomide meydana getirilen suni krizler, gittikçe artan bıktırıcı enflasyon, yabancılara uşaklık yolunu açmamızla övünür hale gelirsek bütün bu sonuçlar kaçınılmazdır.Selanik'i görmeden Selanik'i anlatamazsınız...İttihat ve Terakki'nin isimlerinin anı kitaplarını okumalısınız. Sultan 2. Abdülhamit'i Selanik'e getiren komutan Fethi Okyarı okumadan gezdiğiniz Selanik, Selanik değildir. Selanik Valisi Tahsin Uzel'in Makedonya İçtihat Tarihi adlı kitabını okumadan gezemezsiniz bu şehri. Mustafa Kemal'in Selanik ile ilgili hatıralarını bilmeden gezilmez. Dönmeliği, Ortodoksluğu bilmeden, Evliya Çelebi'yi okumadan, Selanik tekkelerini, Bektaşiliği, Abdülhamit'i tanımadan gezmeniz eksik olur. Karaman Rumlarını bilmeden gezilmez. Selanik türkülerini, udi Dramalı Hasanın bestelerini bilmezseniz Kendi içeriğiniz ne kadar genişse, gezdiğiniz şehirlerden o kadar şey alırsınız. Boş giderseniz boş dönersiniz,

Selanik'te uzun bir süre yaşamış biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, Karşıyaka İzmir, karşısı Selanik'tir. 1430' da fethedilmiş ilk kez Osmanlı tarafından Selanik. 1468'de Anadolu Beylerbeyi Hamza Bey'in hatırasına Hamzabey Camisi yapılmış. Yangınlar, depremlerden sonra, minaresi sökülüp porno filmi oynatma merkezihaline getirilmiş şimdilerde...Niye? Kendimize ait olanları dışlayıp,bize ait olmayanlara benzeme çabaları yüzünden...Alaca İmaret Camii, Selanik belediyesince konser ve sergi salonu olarak kullanılmakta. Kavala'daki İmaret Külliyesi otele çevrilmiş. Osmanlı Hükümet Konağı; Makedonya-Trakya bakanlığı olarak kullanılıyor.Abdülhamit'in 'hapsedildiği' o sığmadığı Alatini Köşkü, Selanik Valiliği olarak kullanılmakta.İzlerimiz silinmeye çalışılıyor ama o kadar kalın çizgiler var ki Türk'e dair Selanik'te.Hala silemiyorlar......Biz yabancı kültürlerin meraklısı olduğumuz, basın yayın propagandaları bu TV yayınları, bu kadar okumazlık, ekonomide meydana getirilen suni krizler, gittikçe artan bıktırıcı enflasyon, yabancılara uşaklık yolunu açmamızla övünür hale gelirsek bütün bu sonuçlar kaçınılmazdır.

...Bizim milletimiz, oturduğu yerden yorum yapma yeteneği gelişmiş bir millettir. Bunun yerine gidip görerek, yaşayarak öğrenirse konuştuğu şeyler yerli yerine oturur Kendi içeriğiniz ne kadar genişse, gezdiğiniz şehirlerden o kadar şey alırsınız. Şimdi Selanik'e bakıp, hüzün duyma zamanı geçmişten ders alma zamanı...Bir şehri tüm geçmişine bakmadan bir avuç sığıntıya teslim etme,mal etme hakkınız yok.

Not:Selanik konusunda ulaşmak istediğiniz yayınlanmış her türlü makale ve kitap arşivimde mevcuttur.Merak edenlere severek gönderirim.(Türkçe ve yabancı dilde)


..................